Archive for adana travestileri

Yok aslında farkımız

İnsan beyni hiç de öyle sanıldığı kadar muhteşem değil çünkü hayvan beynine çok benziyor. Aradaki fark sadece yüzde dört ve bizi bu yüzde dört insan yapıyor.   İnsan beynini anlamak için önce hayvan zihninin iyice öğrenilmesi gerekiyor. İnsan beyni için önce hayvan zihninin iyi algılamamız gerekiyor. Hayvanların da bir beyni var ve maalesef biz insanlar bunu unutuyor beyni olan tek canlının kendimiz olduğunu düşünüyoruz. Oysa beyinden söz edeceksek ilk kabul etmemiz gereken beyin değil, beyinler olduğu gerçeğidir. İnsan zihninin diğer canlıları düşünürken verdiği örnekler ve yaptığı yorumlar da bu anlayışın doğal bir uzantısıdır. İnsanlar hayvan zihninin işleyişini yorumlarken ne düşünürler ne de hayal ederler. Yaptıkları tek şey hayvan davranışlarının nedenlerini insan zihnini genellemeleri içinde açıklamalarıdır. Bu yaklaşım da doğal olarak zihnin evriminin kurallarına aykırıdır. Bu yaklaşıma antropomorfizm deniyor. Antropomorfist yaklaşım sadece biyolojide tek bir standart sahibi olma anlamına gelmiyor. Aynı zamanda madde ve fizik kurallarına aykırıdır. Çünkü madde ve fizik olayları biyoloji, gibi aynı kurala bağlıdır: Karmaşık olguları anlamanın yolu daha basit olguların anlaşılmasından geçer. Tabi bu sözler bana ait değil büyük bir profesör söylemiş ama güzel söylemiş ben de sizinle paylaştım ki dünya üzerinde kendimizi eşsiz zannetmeyelim. Hayvanların da canlı olduğunu bir beyinleri olduğunu hatırlayalım. Belki bu sayede onlara eziyet etmekten vazgeçeriz. Evinde beş kedi iki köpek besleyen Adana travestilerinden gökçe bunun farkında onarlın beyni olduğunu düşünebildiklerini biliyor ama kaçımız daha bunun farkında ben cennette de onların en baş köşede yer alacaklarına inanıyorum. Ödül ve haz mekanizması abartılı bir şekilde çalıştığından ödül ve haz peşinde koşmaktan kendimiz alamıyoruz, ödül ve haz mekanizması yeterince çalışmayınca depresyona giriyoruz. Bu kadar net. Dolayısıyla bunu çalıştıran maddenin de özellikle dopamin olduğunu hatırlarsak tam anlamıyla hipotez tamamlanıyor. Beynin en önemli mekanizmalarından bir tanesi ödül ve haz mekanizmasıdır. Normal sayılan insan beyni bunun kontrolünde çalışır ve sadece insan beyni değil onun bilgilerinin üzerinden geldiği hayvanlarda da bu böyle çalışır. Onları da anlayalım sevgiler İclal.

Saçlardaki baş belası

Başlığa bakıp da bitlendiğimi düşünüyorsanız yanıldınız korkmayın bitlenmedim ama şimdi böyle yazınca çocukken komşu bahçelerinde metruk evlerde oynarken bitlendiğimiz bütün mahalle bir ilacı olmadığında gaz yağı ile yıkandığımız günler geldi aklıma, geçmiş zaman olur ki insanı böyle ağlanacak haline tebessüm ettirir. Şimdi artık hiç kimse topluca bitlenmiyor çeşitli kimyasal ürünler yüzünde bir bile yaşamaz oldu kafa derimizde, ama nedense kepek bir türlü kaybolmuyor inatla her döneme ayak uydurup yaşamını sürdürmeye devam ediyor. Gerçi kepeğin canlı olmadığını biliyorum ama yine de bana canlıymış ve benimle alay eder gibi her mevsim dönüşlerinde saçlarıma yapışıp, beni illet etmeye çalışıyormuş gibi geliyor.

Galiba bu kadar veryansından sonra konunun kepek olduğunu anladınız. Her türlü kepek şampuanını kullanmış biri olarak bütün netliğimle söyleyebilirim ki, galiba boşa bir uğraş içindeyim ve bahar sona ermeden benim kepeklerim başımı terk etmeyecek. Bildiğiniz üzere kepek ölü deridir. Saçımızı sık yıkasak da az yıkasak da, kafa derimizde oluşan ölü derilerin dökülmesine engel olamayız. Yani bilinen gerçeğin aksine kepek illa kirli saçlarda bulunur diye bir kural olmadığı gibi, kepekli insanlara ucube gözüyle bakmamız da yanlıştır. Ben sinir ve stres olduğumdan bu sorunu bir an önce halledip, siyah kıyafetlerimi bir an önce giymeye başlamak istiyorum. Bu konuda pek çok eczane gezmeme rağmen hiç biri bana Adana travestilerinden bir arkadaşın tavsiyesi kadar fayda sağlamadı.

Adana travesti Evrim arkadaşım bana çok doğal bir ürün olan ısırgan otunu tavsiye etti hatta nasıl hazırlamam gerektiğini de sağolsun mesajla yazıp göndermiş. Gerçekten birkaç kullanımla saç derimde oluşan ölü deriden tamamıyla kurtuldum. Şimdi de benim gibi başındaki kepeklerden dertlenenler için tarifi yazıyorum aman iyi takip edin hatta bir yerlere not alın. Isırgan otunu (yaklaşık dört-beş gram) iki bardak kaynamakta olan suda ağzı kapalı olarak beş dakika kadar haşlayın. Soğuduktan sonra süzün. Saçlarınızı ön yıkama yapıp temizleyin, ardından bu süzdüğünüz ısırgan otu suyunu saçlarınıza boca edin. Yarım saat boyunca bekletin. Ardından sadece suyla durulama yapıp, kesinlikle şampuan kullanmadan banyodan çıkın. Çözüm bu kadar basitken biz boşuna karanlıkta iğneyi ipliğe geçirmeye çalışmışız. Hepiniz sevgiyle kalın.

 

Travestiler

Modelleri görmek için travesti kelimesine tıklayınız