Tüm Modeller trv İclal

Travesti model sitesi şehirlere göre modeller.

Arkadaslar bilindiği üzere siterimizin sık kapanmasından dolayı, sürekli link değiştirmek zorunda kalıyoruz. Alttaki linklerden hangisinde arkadaş bulmak istiyorsanız oraya tıklayınız.

Travesti arkadaşlık [ istanbul travestileri ] başta olmak üzere [ ankara travestileri ] ve
[ istanbul anadoluyakası travestileri ] ve sırasına göre şöyle [ izmir travestileri ] , [ bursa travestileri ] diğer şehirler ise antalya travestileri gibi devam edersek. [ izmit travestileri ] ve [ kocaeli travestileri ] doğuya doğru gidersek [ diyarbakır travestileri ] [ gaziantep travestileri ] ve [ antep travestileri ] güneye inersek [ mersin travestileri ] orta anadolu da
[ kayseri travestileri ] [ eskişehir travestileri ] karadenizde ise [ samsun travestileri ] [ sinop travestileri ] [ ordu travestileri ] Egede tatil yöresi için [ marmaris travestileri ][ denizli travestileri ]yukarıya doğru çıkarsak [ sakarya travestileri ] birde [ ısparta travestileri ] orta anadoluda [ nevşehir travestileri ] de var. Bu sitelerin düzgünlüğüne rağmen Turk telekominikasyon başkanlığı hakszlık yapmaya devam ediyor. Birde [ konya travestileri ] var dı onu unuttuk. Güneydoğuda da [ gaziantep travestileri ] var. travesti iclal, travesti iclalin sitesi siteleri.

Travestiler

Modelleri görmek için travesti kelimesine tıklayınız

EGO nu dışarıda bırak

ego

Kadın erkek ilişkileri insanlığın doğduğu günden beri hep bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Kadınlar hep erkeklerin onları dinlemediğinden, anlamadığından yakınıp dururken erkekler ise kadınların ilgisizliğinden şikayet ederler. Kadının ilişkideki önceliği, paylaşmak ve yakınlık hissetmektir. Erkeğin önceliği ise yetenekli, yeterli ve güçlü olduğunu hissetmesidir. Erkekler doyumu başarıda ve sonuç almada bulurken, kadınlar paylaşma, değer verilme ve önemsemede yaşarlar. Bir kadın eşini sevdiğinde onun gelişmesine yardımcı olmayı, erkeğinin eksiklerini gidermeyi ve düzeltmeyi görev bilir ve bunun için çalışır. Bu, doğal bir eğilimdir. Kadın bunu yaparken eşini koruduğunu düşünür. Erkek ise karısını, kendisini yönettiğini düşünmeye başlar. Yeterli olduğunu kanıtlama çabasındaki bir erkeğe kadın yardım önerdiğinde erkek yetersiz ve eksik olarak algılandığını zanneder. Kadın, erkek istemeden öneride bulunursa bu, erkekte güçsüzlük ve beceriksizlik duygusu uyandırır. Bir erkekte ne yapacağını bilmediği duygusunu uyandıran bir kadın, erkeği anlamıyor demektir. Erkekleri kontrol etmeye çalışmaktan kendi hedeflerimizi unutup erkeğimizi de bıktırır kendimizden uzaklaştırırız. Egolarımızı bir kenara bırakmayı başarırsak mutlu bir birliktelik bizi bekler. Kadın, erkekten çok daha fazla estetik kaygılara, sevgiye, iletişime, güzelliğe değer verir. Sevgi ve uyum onlar için daha önemlidir. Bir erkeğin yarışı kazanmaktan veya tuttuğu futbol takımının attığı golden aldığı zevki, kadın yakınlaşma ve paylaşma anında hisseder. Erkeğin kendisine yardım önerildiğinde bunu zayıflık olarak algılaması psikolojik konulara ilgisini de azaltır. Psikolojik yardımı kabul etmeyi zayıflık gibi telâkki eden erkek, içgüdüleriyle hareket eden bir davranış sergiler. Bu da onun kendisini aşamadığının işaretidir. Bir kadının da erkeğe istemeden öğüt vermesi tenkit şeklinde anlaşılır. Erkeğin kendisini sorunlu, arızalı, yetersiz hissetmesine meydan vermeden ona öğüt vermenin yolunu bulan kadın, kendini aşmış demektir. Erkekler bu açıdan çocuk gibidirler. Kabullenip sonra yönlendirilirlerse düşünce yanılgısına düşmezler. Erkeğin senin çocuğun değil der Melis ( Bursa travestileri ) evet çok haklı ama bazen çocuk gibi davrandıkları da oluyor değil mi? İşte o zaman sizden anne şefkati beklerler onların ne istediğini anlamak kendimizden ödün vermeden uyum sağlamak ve en önemlisi de egolarımızdan kurtulmak mutluluğun anahtarı olacaktır. Sevgilerimle İclal.

Yorgunum dostlar

Sürekli gürültülü ortamlarda bulunanlar yorgunluktan şikayet ederler. Gürültü stres yaratır ve tansiyonunuzu yükseltir. Bu da sürekli yorgun ve halsiz olmanıza doğru dürüst uykunuzu almamanıza neden olur. Ben mesela saatin tik tak seslerinden bile rahatsız olurum yaptığım ilk iş yatak odamda saatlerden kurtulmak oldu. Kafein uyarıcı etki yapar, yani beyne daha fazla enerji emri verir. Günde üç fincan kadar çay veya kahve içersek, bu canlandırıcı özellikten iyi şekilde faydalanırız. Fakat miktar ikiye katlanırsa, kafein ve tein, vücudumuzdaki demiri emer. Bu durumda beyin ve kalbe yeterli oranda oksijen gitmez. Sonuçta kendimizi çok yorgun hissederiz. Aç karnına yediğiniz karbonhidrat içeren yiyecekler de ağırlık yapacağından uyku düzeniniz bozulacaktır o nedenle uyku saatine yakın bu gıdalardan da uzak durmanız gerekir. Her gün yaklaşık sekiz bardak su içmemiz gerekiyor, yoksa hissedilir bir biçimde enerji boşluğuna düşeriz. En iyisi, her saat başı içine biraz limon suyu sıkılmış bir bardak su içmektir. Limonlu aynı zamanda kanı sulandırıp dolaşım sistemine yardımcı olurken kilo problemi olan Manisa travestilerinden Hale gibi dostlarımızın da zayıflamasına yardımcı olur anlayacağınız bir taşla iki kuş dedikleri tam da bu olsa gerek. Yirmi dakikadan uzun telefon görüşmelerinin uyku hipnozu gibi bir etki yaptığı ortaya çıktı. Dolayısıyla, uzun süreli ve sık olarak telefonla konuşmak bizi yorar. Aynı şekilde sosyal medya uzun saatler geçirmek de yorgun olmanıza neden olacaktır en azından yatmadan bir iki saat önce cep telefonunuzu kendinizden uzak bir noktaya bırakın çalsa bile açmayın. Her şeyi doğru yaptığınız halde zinde değilseniz, “çölyak” hastası olabilirsiniz. Bu bünyenizin tahıl nişastalarını işleyememesi anlamına gelir. Baş ağrısı ve yorgunluktan şikayet eden bu kişilerin buğday, arpa gibi tahıllardan uzak durması gerekir. Uyku problemi için duş almak da bir çare olarak görülebilir ama dikkat etmeniz gereken püf noktaları var. Suyun sıcaklığı vücut sıcaklığının çok üzerindeyse bünyemiz uyku getiren hormonları fazlasıyla salgılamaya başlar. Akşamları iyi uyumak için sıcakla, sabahları enerji depolamak için ılık suyla yıkanın. Hala uyuyamıyor ve yorgunsanız size iyi bir doktora görünmenizi tavsiye edeceğim. Sağlıklı ve güzel günler dilerim İclal.

Varisleri dert etme

varis

Uzun süre ayakta kalmak zorunda kalanların bacaklarında damarlar genişlemeye başlayarak çirkin bir görüntü oluştururlar biz buna varis diyoruz. Varisler pek çok kişinin muzdarip olduğu bir durum. Hatta bazı durumlarda cerrahi bile uygulanabilir. Kötü bir görüntü olmasının yanında varisler oldukça ağrı yapan ciddi bir sağlık sorunudur. Eğer tedavi edilmez ise kötü sonuçlar bile doğurabilir. Normal bir damarda kan kalbe doğru hareketini sürdürür. Varisli damarlarda ise damar kapakçıkları düzgün çalışmadığı için kan damar içinde birikmeye başlar. Bu birikim sonucunda da damar şişer ve cilt yüzeyinden görünür hale gelir. Varis, genellikle bacaklarda ortaya çıkar ancak vücudun diğer bölgelerinde de oluşabilir. Hem erkeklerde hem de kadınlarda görülen bir rahatsızlık olmasına karşın kadınlar varise daha yatkındır. Varisin başlıca nedenleri ise; uzun süreler ayakta durmak ve hareketsiz bir yaşam tarzıdır. Varis tedavisinde damarların durumuna ve varisin yaygınlığına göre düzenli egzersizden problemli damarların lazerle alınmasına ve cerrahi müdahaleye kadar farklı yöntemler kullanılabilir. Varis çoğunlukla ağrıya neden olmaz ve gündelik hayatı etkileyen bir rahatsızlık değildir. Ancak yayılma eğiliminde olduğu için doktor kontrolü şarttır. Ben de gençlik yıllarımı hep ayakta durmayı gerektiren işlerde harcadığım için böyle bir sorun yaşıyorum ama tıbbi bir tedavi olmak da istemiyorum. Varislerinden sadece bitkisel tevdi yöntemleri ile kurtulan Bursa travestilerinden Ayça bana bir kür yollamış birkaç gündür yapıyorum şimdiden faydasını gördüm. O zaman dedim buradan bu kürü arkadaşlarıma da yazayım. Kür malzemeleri:

-20 tane atkestanesi

-2 litre saf zeytinyağı

Hazırlanışı: 20 tane atkestanesini soyup blenderden geçirip toz haline getiriyoruz. Yağın içine koyuyoruz ve bir hafta bekletiyoruz. Beklettikten sonra bu karışımı varisli bölgeye sürerek aşağıdan yukarıya doğru masaj yaparak uyguluyoruz. Varis için karışımlar: Bir bardak suya 4 gr. rezene koyuyoruz. 10 dakika bekletip günde 2-3 bardak içiyoruz. Çobançantası bitkisini taze olarak doğrayıp bir kaba koyuyoruz. Üzerini örtecek kadar sirke koyup 10 gün güneşte bekletiyoruz. Daha sonra bu karışımı eldiven ile varisli bölgeye her gün masaj yapıyoruz.2 bardak suya 4 kaşık koyun otu bitkisi koyuyoruz ve 20 dakika kaynattıktan sonra posasını süzüp lapa haline getirerek varisli bölgeye uyguluyoruz. Fındık ağacı kabuğu ile ceviz ağacı kabuğunu kaynatıp varisli bölgeye pamukla sürüyoruz. 1 bardak suya 5 gr. Atkuyruğu bitkisi koyuyoruz. 10 dakika bekletip her gün 2-3 bardak içiyoruz. Uygulayın bu tarifi görün bakalım varis kalıyor mu? Sevgiler İclal.

Endişeye yer yok

endişe

Endişe her zaman insana hata yaptırır. İnsan beyninin bir bilgisayar olduğunu düşünelim. Komutlar işlemleri oluşturuyor olsun yanlış komutlar yanlış sonuçlar almanıza neden olacaktır. İnsan zihninin dinç kalabilmesi için geleceğe dönük hiçbir endişeli fikir taşımaması gerekir. İnsanın yaşanmış bitmiş olan geçmişteki kötü anı ve acı hatıraları, güncel olaylardan hareketle bugüne asla taşımaması gerekir. İnsan zihnini en çok etkileyen şey ise endişe ve öfkedir. İnsanın endişe ve öfkesini sık yaşaması daha gergin ve stresli bir hayat demektir. Stresli ve gergin bir hayat beyinde geri dönüşümsüz hücre göçüne yol açmaktadır. Size yapılan bir eleştiri karşısında dumura uğrayıp öylece kalmayın yeni önerilere de eleştiriye de her zaman açık olun. Kusursuz hatasız insan yoktur kusurlarınızı da sevmeyi öğrenin. Başkalarına hoş görünmek sevilmek için fedakarlık yapmaya kalkmayın. Sizi seven olduğunuz gibi sevsin başkalarına benzemek bu dünyada yapılan en gereksiz iştir. Duygusal ilişkilerinizde ölçüt kullanmayın bir gün sizi mutlu eden bir olay ertesi gün  mutsuzluğunuzun en birinci temeli olabilir. Zaten ikili ilişkilerde sonsuz memnuniyet ve mutluluk yoktur. Kendinizi boşa hırpalamayın her şey olacağına varır bunu da İstanbul travestilerine kapak olsun diye yazmıyorum sadece kasmanın anlamı yok diye yazıyorum. 24 saati 3’e bölün. 8 saat uyuyun, 8 saat çalışın ve kalan 8 saatte lütfen sizi mutlu edecek bir şeyi yapın. Hobiler edinin, spor yapın, sanatsal faaliyetleri izleyin, sergileri gezin. Size yapılan eleştirileri reddedilmişlik olarak algılamayın. Mükemmeli değil elinizden geleni yapın. Dünyada hiçbir zaman yalnız olduğunuzu ve yalnız kaldığınızı düşünmeyin, önünüzdeki taşlara taşlar eklemeyin, başkalarının önündeki taşları da kaldırın. Başkalarınca beğenilmek ve takdir edilmek beklentisi taşımayın, hiç kimsenin sevgisine muhtaç olmayacak kadar kendinizi sevin. Kimse için önyargı taşımayın ve herkese karşı içinizden geldiği gibi davranın. Çevrenizdeki insanların hareket ve davranışlarını denetlemeyin, hiç kimsenin beyninden geçenleri okumaya ve yorumlamaya kalkışmayın, kimsenin de dillendirmediğiniz müddetçe sizin beyninizi okumasını beklemeyin. İçinizden geldiği gibi dilediğiniz gibi yaşayın üçüncü şahıslara zarar vermediğiniz sürece nasıl davrandığınızın önemi olmayacaktır. Sevgiyle kalın İclal.

Korkular

korkmak

Korkularımız hemen hepimizin mutlaka vardır. Hatta korkular yüzünden hayattan zevk almayı bile unuturuz. Korku dediğimiz şey çoğunlukla sevgisizlikten doğar. Kısacası sevginin olduğu yerde korkular olmaz, yeşeremez. Sevgi bütün korkuları eritir, ancak sevginin olmadığı yerde korku doğar ver benliği sarar. Nefes bile alamazsın, boğulursun! Sevgi yoksa ortalık hırsızlara kalır o hırsızlar ki sizi sizden çalarla göğünde hazin bir sessizlik var insanın canından insan çalınıyor dedirten türden bir hırsızlık çıkar ortaya. Sevgi varsa güvenlik vardır ve sevgi yoksa ortalık hırsızlara kalmıştır. O zaman müthiş bir kaygı sarar benliğini, işte bu korku sevgisizliktendir. Senin asıl sorunun bu olmalı, sevgisizlik buna geçit vermemelisin. Kendini güvende hissetmiyorsun ve daha derinlere indiğinde yaşama karşı güvensizliğini göreceksin. Yaşama güvenmeden yaşayan milyarlarca insan var. Bu bir felaket olmalı. Bu en büyük doğal afet! Güvenmediğin bir dünyanın içinde nasıl yaşayabilirsin ki? Aldığın her soluk sana eziyet geliyor, zaman zaman bu soluğu da kesmek istiyorsun; fakat o gücü kendinde bulamıyorsun. Karanlıktan söz ediyorsun, dünyanın sana karanlık gelmesi şu durumda çok doğal; çünkü sen onun karanlıklarla kaplı tarafına geçmeyi seçmişsin. Bunu farkında olmadan yapmışsın, ama şu an karanlık taraftasın! O tarafta olduğun sürece güzel olanı hissedemezsin. Nasıl hissedebilirsin ki? Karanlık bütün güzellikleri örtmüş. Güzellikler aslında orada ama üzerinde kocaman bir kara bulut var. Önce karabulutu kaldırman gerekiyor ve bundan daha öncesi de kara bulutun orada olduğunu fark etmen! Hani bir türkü vardı kara bulutları kaldır aradan diye ne güzel söylemişler kara bulutlar gözünün önünde olduğu sürece sevgiyi güzellikleri görmen mümkün olmayacak kaldır o zaman şu kara bulutları çıksın ortaya parlak mavi gökyüzü haksız mıyım Mersin travestileri, Ankara travestileri sevginin açamayacağı kapı yok. Anahtarlarının olması değil kapının kilidini görmen lazım. Tıpkı sana her defasında Mutluluk ve Mutsuzluluk arasında bir kapı olduğunu söylediğim gibi Karanlık ve Aydınlığın arasında da onları ayıran bir kapı vardır. Karanlık ve Aydınlık, aynı dünyanın iki farklı kardeşi aydınlık tarafa geçmek için yapman gereken çok basit hadi bekleme artık bu güç sende var sen insansın aklın var. Sevgilerimle İclal.

Sağlıklı yaşam

Uzun yaşamaktan daha önemli bir şey varsa o da sağlıklı yaşamaktır. Hiç kimse başkalarına muhtaç olduğu bir dünyada uzun yaşamak istemez. Kendi elimiz ayağımız tutarken yataklara düşmeden yaşamak en güzeli ve en çok arzu edilenidir. Peki sağlıklı bir yaşamı hak etmek için nelere yapmalıyız. Sağlıklı yaşamın küçük ama çok etkili püf noktaları var. Uzun ve sağlıklı bir ömür için yapacağınız bu basit değişiklikler sayesinde yaşam kalitenizi yükseltebilir, bedeninizin ve zihninizin maksimum kapasitede çalışmasını sağlayabilirsiniz. Öncelikle dengeli beslenin. Güne sağlam bir kahvaltı ile başlamak sağlıklı yaşam için olmazsa olmazlardan biridir. Dengeli beslenirken öncelikli olarak dikkat edilmesi gereken şey mevsim sebze ve meyvelerini tüketmektir. Mevsiminde yetiştirilen meyve ve sebzeler daha sağlıklı olur, özel ortam ve destek gerektirmez. Günde 3 ana öğün, 3 de ara öğün yapmak gerekir. Bol su içilmeli, yağ oranı düşük, karbonhidrat ve protein oranı orantılı yiyecekler tercih edilmelidir. Ara öğün derken normal bir yemek menüsünden bahsetmiyorum tabi bir meyve ya da yoğurt olabilir. Aman dostlarım yanlış anlaşılmasın. Sonra Antalya travestilerinden Derin gibi bütün yazı spor salonlarında geçirmek zorunda kalabilirsiniz. Sigara asla içilmemeli, bırakmak için gerekirse yardım alınmalıdır. Yapılan araştırmalarda, çocukların yanında içmediğini savunan ebeveynlerin kıyafetlerindeki nikotinin bile çocukları etkilediği saptanmıştır. Sigara kalp ve dolaşım sistemi hastalıkları, solunum sistemi hastalıkları ve kansere (Akciğer, yemek borusu, ağız içi, burun-boğaz, gırtlak, pankreas, böbrek, lösemi) neden olabilir. Bağışıklık sisteminizin dinlenmesine müsaade etmeliyiz. Bağışıklık ve deliksiz bir uyku uyumak birbirine bağımlı iki şey olduğu için kronik uykusuzluk, bağışıklığınızın zarar görmesine neden olur ve vücudunuzun hastalıklarla savaşmasını engeller. Vücudun spora en hazır olduğu vakit akşamdır. Ancak her zaman spor yapılabilir. Bacak, karın, kol, göğüs ve bel kaslarını çalıştıracak aktiviteler oldukça önemlidir. Hayatınız boyunca yapacaksanız günde 10 dakikalık hafif tempo koşu ve 10 dakikalık (Mekik, yan mekik, ayak gerdirme) hareketleri yeterli olur. Haftada 3 kez spor yapabiliyorsanız en az 20 dakika, daha az zaman ayırıyorsanız en az 45 dakika olmalıdır. Sonrasında artık genetik bir rahatsızlığınız yoksa uzun ve sağlıklı bir ömrü size verecektir yeter ki siz isteyin sevgiler İclal.

Antagonist Yasası

Daha önce duydunuz mu bilmiyorum ama ben yeni öğrendim. Hayatınızda çok önemli bir olayı başarmak için illa tam zıttı olan bir güç ile karşılaşmak zorunda kalırmışız. Buna da Antagonist yasası adı veriliyormuş. Başımıza mutlaka gelmiştir ama bunun bilimsel bir açıklaması olduğunu şahsen bilmiyordum. Hayallerimiz yaşadığımız çevre ve koşullarla eş değerdir. Kısacası buna bir hikaye ile örnek verecek olursam; Bir adam, evinin civarındaki ıssız sokakta yürürken, bir gaz lambası bulur, temizlemeye çalışırken lambadan cin çıkıverir. Cin, dev gibi kaslarını esnettikten sonra, bu kadar küçük bir alanda yüzyıllardır sıkışıp kalmış olmaktan kurtulmanın verdiği minnettarlık hali ile şaşkınlıktan donakalmış adamdan bir dilekte bulunmasını ister. Adam, hiçbir sınırlama olmadan en büyük isteğini dileyebileceğinden tekrar emin olmak için “Gerçekten her şeyi isteyebilir miyim?” diye sorar. “Her şeyi” der cin; adamın şaşkınlığı ile eğlenerek ve gülümseyerek. Çok büyük bir şey istemiş olduğunu düşünen adam çekingen bir tavırla “Bu civarda bir daire istiyorum” der. Cin, ona kendisini kısıtlanmış hissetmemesini ve isteyebileceklerinde bir sınır olmadığını sabırlı bir şekilde izah eder. “İki daire” der, bu sefer daha kararlı bir ses tonuyla. Adamın saçmalamasından yavaş yavaş yorulmaya başlayan cin, daha açık olmaya karar verir: “Benim için hiçbir şey imkânsız değil. İstediğin her şeyi benden dileyebilirsin, hayalini bile kuramayacağın düşlerin dâhil. Bu sefer adamın gözlerinde şimşek çakar ve o anda önünde bulunan bu uçsuz bucaksız gücü nihayet anlar; yüzünde kocaman bir gülümseme ile dileğini söyler: “O zaman en çok istediğim şey son bir tereddüt ile bir apartmanım olması.”Küçük insanların hayali de küçük olurmuş. Sıradan bir insan daha iyi bir iş, yeni bir otomobil veya küçük bir apartman dairesine sahip olmayı düşlerken, bir başkası deniz kenarında bir villa hayal edebilir, ama büyük bir sarayı olmasını ancak bir kral düşleyebilir. Kral değilseniz çok geniş bir bakış açınız var demektir. Geniş bakış açılı diyebileceğim Adana travestilerinden Sade bile sanırım bir sarayı olsun istemezdi daha basit bir istekte bulunurdu. Bilmiyoruz çünkü isteklerin sonsuz olabileceğini öğrenmemişiz. Görünenin ötesinde, antagonistik güç, başarınız için gereklidir; evriminiz ve hedefinizi başarmanız için ihtiyacınız olabilecek her türlü fırsatı sağlamak üzere gece gündüz sizin hizmetinizdedir. Sevgilerimle İclal.

Aklınız başınızda mı?

Üst üste kötü olayların yaşanması aklımızı başımızdan aldı ama aklımız başımızda olmadan da yaptığımız her iş yarım kalıyor. Aklımızı başımıza getirmek için yapmamız gereken basit işler var aslında ben de bu kötü günlerde en azından aklımız tamamen uçmadan yapmamız gerekenlerden bahsetmek istiyorum. Öncelikle beynimiz biz ayakta iken daha düzgün çalışır yani oturarak ya da yatarak düşünmeye geçmek yerine ayağa kalkın olduğunuz yerde volta atın bu sayede aklımız yaklaşık olarak yüzde on oranında daha iyi çalışacaktır. Kapalı alanlarda kararlar vermeyin çıkabiliyorsanız açık alanlara çıkın olmadı balkonunuza çıkın. Balkon deyince zaten havaların ısınmasıyla balkonlardan içeri giremez olmuş durumdayız özellikle İstanbul travestilerinden Gizem’in deniz manzaralı balkonu beni benden alıyor bence her kararını orada vermesi lazım kış için de üstünü ve yanlarını camla kapattırmış harika olmuş. Neyse konumuza dönelim ayakta açık alanda ve mutlaka kolları sallayarak kararlar alalım yani yürürken kollarımızın ileri geri sallanması için biraz hızlı yürümek de gerekiyor. Yabancı dil öğrenmek beyni güçlendiriyor. En azından her gün yeni bir kelime öğrenerek kullanabilirsiniz. Alışveriş ve telefon numaralarını ezberlemeyi deneyebilirsiniz. Beyin cimnastigi yaparak aklımızı zinde tutmak da önemli mesela ben her gün gazetelerin bulmaca eklerini alırım düzenli olarak çözerim ama en favori oyunum su doku oldu bu aralar bence aklımı iyi çalıştırıyor. Zihinsel rutinlerinizi kırın yani bir gün evinize uzun yoldan gidin ya da cep telefonunuzu sağ değil de sol elinizle kullanın bu bir televizyon kumandası da olabilir. Bazen yazı yazarken sol elimi de kullanmaya çalışıyorum hep sağa yüklenmek olmaz değil mi bir arkadaşım da yemek kaşığını sol elinde tutarak yemek yemeye çalışıyormuş o da olur sonuçta rutin bozmak için yaptığınız normal davranışların dışına çıkmamız yeterli olacak. Günde aklımızdan altmış bin ile seksen bin arasında düşünce geçer. Bu düşünceler ne hakkındaysa hayatımızda ona göre şekil alır. Bu yüzden olumlu düşünün. Bol ve temiz oksijen beyin için çok yararlıdır. Şimdi pencerenizin camını açın ve kendinize temiz oksijen ısmarlayın. Temiz hava hala bedava tabi büyük şehirlerde egzoz gazına maruz kalmadan temiz havayı nereden bulacaksınız bilmiyorum. Aklımız yerinde olsun sevgiler İclal.

Samsun habarleri

samsun travestileri

samsun Haber

AKP Samsun ili Başkanlığı tarafından Asarcık ilçesinde düzenlenen iftar programına katılan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, ilçede büyük bir sevgiyle karşılandı. Başkan Yılmaz, iftar için alanı dolduran yaklaşık bin kişi ile tek tek tokalaşarak birliktelik vurgusu yaptı. Asarcık meydanında yapılan toplu iftar programına ilçe halkının ilgisi yoğun oldu. Programa  AK Parti Samsun Milletvekilleri Çiğdem Karaaslan, Hasan Basri Kurt, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, Ak Parti  İl Başkan’ı Muharrem Göksel, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Turan Çakır, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Coşkun Öncel, Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Yurt ve Sefer Arlı, Asarcık Belediye Başkanı Şerif Kılağuz, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Rabia Bay Keser, İl Gençlik Kolları Başkanı Caner Göktepe ile çok sayıda davetli ve vatandaş katıldı.

samsun travestileri

samsun haberleri

Bu yazı için etiket travesti olarak belirlenmiştir
İftar öncesinde masaları tek tek dolaşan ve alandaki herkesle tokalaşan Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, vatandaşlarla ayaküstü sohbetler etti. Iftarın ardından Asarcıklılara hitap eden Başkan Yılmaz, herkesin Ramazan’ını tebrik etti. Başkan Yılmaz, ‘’Hepinizin Ramazan’ı  mübarek olsun. Bu akşam iftar sofrasında bizi yalnız bırakmadığınız ve beraber olma şansını bize verdiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Ramazan’ın güzelliği, iftar sofralarındaki Ramazan’ın ruhuna uygun paylaşma ve karşılıklı olarak bir şeyleri birlikte yaşama ruhuna uygun bir güzelliği ortaya koydunuz. Allah’ım tekrarını nasip etsin. Rabbim evlerimizde çocuklarımızla birlikte sağlık içinde nice Ramazanlar nasip etsin.” diye konuştu. Terör olaylarına değinerek birlik ve beraberlik vurgusu yapan Başkan Yılmaz, “Birlik ve beraberliğimiz daha çok arttırmalı, birbirimize sıkı sıkıya bağlanmalı, daha çok kenetlenmeliyiz” ifadelerini kullandı.

samsun travestileri, bafra travestileri, çarşamba travestileri,  kavak travestileri, havza travestileri, Ladik, Alaçm, Ondokuz Mayıs, Ayvacık, Salıpazarı, Tekkeköy, ilanları, samsun travestileri

B12 vitamini

Vitaminler insan vücudu için oldukça önemlidir. Mesela bunların başında B12 vitamini geliyor. Eksikliği; başta sinir sistemi olmak üzere, hafıza, konsantrasyon, kaygı, stres, vücut ağrıları, ağrıyı olduğundan fazla algılama hissi, bunama ve metabolik hızın yavaşlaması gibi pek çok önemli rahatsızlığa neden oluyor. B12 vitamini insan vücudu tarafından sentez edilemez ve mutlaka dışarıdan besinlerle alınmak zorundadır. B12 vitamini bitkisel besinlerde değil sadece hayvansal ürünlerde bol miktarda mevcuttur. Hayvansal ürünlerde olup bitkisel ürünlerde olmayan neredeyse tek besin unsuru B12 vitaminidir. B12 vitamini hayvanların bağırsağında bulunan bakteriler tarafından üretilir. İnsan kalın bağırsağındaki bakteriler de B12 vitamini üretebilir fakat emilim yeri ince bağırsaklar olduğu için üretilen bu B12 vitamininden vücudun faydalanması mümkün değildir. Vejetaryan olan Antalya travestilerinden Aslı maalesef  B12 eksikliği yüzünden hastanelik olmuş çok üzüldüm kendisine acil şifalar dilerim. B12 vitamini, beyin ve sinir sisteminin normal gelişimi için çok önemli bir bileşiktir. Ayrıca kan yapımı için de mutlaka B12 vitaminine ihtiyaç vardır. B12 vitamini folik asitle birlikte kan hücrelerinde DNA yapımını sağlamaktadır. B12 vitamini sinir sisteminde hücreler arasında bilgi iletişimini sağlayan ve ‘asetilkolin’ adı verilen nörotransmitterin üretimini sağlamakta, sinirlerin etrafını çevreleyen kılıfların duyarlılığını arttırmaktadır. Hücreler arası iletişim sağlanamadığında unutkanlık, bunama, konsantrasyon bozukluğu ve öğrenme güçlüğü ortaya çıkmaktadır. Sinir kılıflarının bozulması durumunda ise el ve ayaklarda uyuşukluk, karıncalanma ve huzursuzluk beklenen rahatsızlıklardır. B12 vitamini olmadan sağlıklı bir yaşam mümkün değildir. Vücut, B12 vitaminini gıdalarla almaktadır.  Hiç alım olmadığı takdirde depolardaki B12 vitamini vücudu 2-4 yıl arası bir sürede idare edebilir fakat daha sonra eksikliği ortaya çıkacaktır. Mide problemleri olanlarda bazen B12 vitamini eksikliği demir eksikliğiyle birlikte olabilir. B12 vitaminiyle birlikte demir tedavisi bu tür vakalarda gereklidir. B12 vitamini yağ yakımını ve metabolizmayı hızlandırır. Kısacası kilo vermekte zorlanan kadınlar be bu yukarıda yazılan şikayetleri yaşayanlar için B12 vazgeçilmez bir vitamindir. Hayvansal yiyeceklerden uzak durmayın özellikle benim gibi sakatat yemeye özen gösterin. Sağlıklı günler dilerim İclal.