Tüm Modeller trv İclal

Travesti model sitesi şehirlere göre modeller.

Arkadaslar bilindiği üzere siterimizin sık kapanmasından dolayı, sürekli link değiştirmek zorunda kalıyoruz. Alttaki linklerden hangisinde arkadaş bulmak istiyorsanız oraya tıklayınız.

Travesti arkadaşlık [ istanbul travestileri ] başta olmak üzere [ ankara travestileri ] ve
[ istanbul anadoluyakası travestileri ] ve sırasına göre şöyle [ izmir travestileri ] , [ bursa travestileri ] diğer şehirler ise antalya travestileri gibi devam edersek. [ izmit travestileri ] ve [ kocaeli travestileri ] doğuya doğru gidersek [ diyarbakır travestileri ] [ gaziantep travestileri ] ve [ antep travestileri ] güneye inersek [ mersin travestileri ] orta anadolu da
[ kayseri travestileri ] [ eskişehir travestileri ] karadenizde ise [ samsun travestileri ] [ sinop travestileri ] [ ordu travestileri ] Egede tatil yöresi için [ marmaris travestileri ][ denizli travestileri ]yukarıya doğru çıkarsak [ sakarya travestileri ] birde [ ısparta travestileri ] orta anadoluda [ nevşehir travestileri ] de var. Bu sitelerin düzgünlüğüne rağmen Turk telekominikasyon başkanlığı hakszlık yapmaya devam ediyor. Birde [ konya travestileri ] var dı onu unuttuk. Güneydoğuda da [ gaziantep travestileri ] var. travesti iclal, travesti iclalin sitesi siteleri.

Travestiler

Modelleri görmek için travesti kelimesine tıklayınız

Zayıflamanın en kolay formülü

 

Zayıflamak evet sağlık için temek ihtiyaçlarımızdan biri illa fit bir kiloda olmaya sağlıklı beslenmeye zorunluyuz. İpin ucunu kaçıranlar için ise bu yazıyı okumalarını tavsiye ediyorum. Evrende bulunan canlı ve cansız her şey enerjiden ibarettir. En güçlü enerjilerden bir tanesi, vücudumuzda da fazlasıyla bulunan ‘su’ dur. Suyun bu güçlü enerjisini kullanarak istediğimiz fiziki görünüme sahip olmamız mümkün.  Yapmamız gereken temel şey; vücudumuzun su enerjisini daha fazla harekete geçirmek. İlk olarak vermek istediğiniz kiloyu hesaplayın. Daha sonra –olmak istediğiniz kiloda daha önceden bir fotoğrafınız varsa (fotoğrafı olmayanlar olmak istediği bedene ait temsili bir resim kullanabilir), bunu fotoğrafçıdan en büyük boyda çıkarttırın ve evinizde istediğiniz bir yere asın. Güne başladığınızda o fotoğrafa bakarak 21 kez sesli bir şekilde; ‘’ İstediğim görünüme sahip olduğum için çok mutluyum. Teşekkür ederim. ‘’ diye tekrarlayın. Her gün aynanın karşısında 15 dakika boyunca, bedeninize bakarak ; ‘’ Bedenim ile iş birliği içerisindeyim. İstediğim görünüme sahip olduğum için bedenime teşekkür ediyorum. ‘’ diye tekrarlayın. Yirmi bir gün kötü alışkanlıklardan kurtulmak için bilinçaltına verilen süredir. Bu yöntemi daha önceki yazılarımın birinde yazmıştım yeniden değinmek istemiyorum. Ama unutmayın yirmi sayısı çok önemli ne eksik ne de fazla olmasın bu yöntemi uygulayan travesti bireylerden güzel dönüşler gelmeye başladı bile siz kış aylarında spor salonlarında ter dökerken Ankara travestilerinden Bade bu yöntemle tam beş kilo verdi. Yediğiniz ve içtiğiniz her şeyle konuşun.  Örneğin; Sevgili makarna, seni birazdan yiyeceğim ve zayıflamam için bana yardımcı olacaksın. Kilo enerjisi yaratmadan bedenimden tekrardan gideceksin.  Unutmayın yiyeceklerin de birer enerjisi vardır. Kendiniz için özel bir şişe alın ve günlük suyunuzu doldurun. Daha sonra (her gün yeni suyu eklerken) suya bakarak 21 kere; ‘’ Seni vücudumun iksirli suyu ilan ediyorum. Senin görevin, metabolizmamı ve fit görünümümü desteklemek olacak. Seni seviyorum. Teşekkür ederim. ‘’ diye tekrarlayın ve nefesinizle suya üfleyin. İnanmak başarmanın yarısıdır lütfen inanarak uygulayın sevgiler İclal.

Film gibi hayatlar

 

Ekrana çıkan aktörlerin hepsinin kusursuz bir teni olması parlak ciltlere sahip olması gerekir ekran camı en küçük bir Hatay dahi affetmez. Şimdilerde bin çeşit makyaj hilesi ile bunların aşıldığını görmekteyiz aslında asıl güzellikler eskidendi yani eski artistler sahiden güzeldi. Ağzı küçük göstermek için, dudakların merkezi kısmına allık ve bunların kaybedilmez kısmına da, yüze sürülen sürülür. Çinliler gibi çekik badem gözlü olmak için de göz kapaklarının yarığı mavi boya kalemiyle uzatılır ve göz köşeleriyle şakak altına da tecavüz edilir. Burun da arzuya göre incelir veya kocamanlaşır. Kalın, kısa veya yayvan bir burun, ekranda ince ve düzgün çıkabilir; bunun için de burun kanatlarına koyu kırmızı boya sürülür ve üst tarafına da açık bir boya gayet beyaz bir çizgi çekilir. Akşam olup sahneden inen artist yüzünü yıkadığında acı gerçek de gün yüzüne çıkar basit bir çirkinlik değildir sadece görünen gece çalışmanın verdiği izlerle gelen yıpranmış bir yüzdür. Her film bir gün biter bizim de filmimiz öldüğümüzde son bulacak. Sevgili travesti bireyler bir filmin acıklı sahnelerinden fırlamış gibi bir yazıyı kaleme alan İstanbul travestilerinden bir dostum paylaşmam için bana göndermiş ve noktasına virgülüne dokunmadan paylaşıyorum umarım beğenirsiniz. Önemli olan ise filmden tat almakta yani yaşamı ıskalamadan takılmadan yaşamaktadır. Film bitti, koparalım tüm bağları, kayışından kopan saatim gibi durduralım zamanı, duruversin en güzel yerinde, ortasında bir kavuşmanın dinginliğinde, çavlanların serinliğinde yıkansın. Yeniden tüm bedenimiz saflığın, masumiyetin en iyi dileklerin kesişiminde öylece kalakalmış bir gülücük gibi yüzünde, gözlerinden süzülen yaşları ellerimde topluyorum ben bu filmi defalarca izledim sonunda hep sana dönüyorum. Bir kırık aynanın önünde durmuşum, yüzümü seçemiyorum. Renkli sinema gelmemiş daha yurduma bütün renkleri senden öğreniyorum. Beyaz saçlarına düşmüş, siyah gözlerinin haresinde, yeşille maviyi boşa arıyorum. Sana beyaz bir güvercinle selam gönderiyorum. Filmin son sahnesi sakladığın mendili çıkar, mutlu biten bir film yok hayatın sonu gibi hep aynı yere çıkıyorum. Sevgiyle kalın İclal.

Sözün gücü

İnsanlık dünyada var olduğunda herkesin aynı dili konuştuğunu iddia eden bir efsane okumuştum. Birbirini anlayan bu insanların arasında inşa edilecek bir bina yüzünden tartışma çıkıyor ve herkes kendi istediğinin olmasını istiyor. Tanrı bundan rahatsızlık duyduğunda ise insanlara farklı diller veriyor sonrasında birbirini anlamaktan uzak düşen insanlar yeni kavimler oluşturarak inşa edilmesi gereken yapı yüzünden savaşmaya başlıyor. Bu efsane ne kadar gerçek bilemem ama aynı dili konuşsak bile birbirimizi konuşarak anlayamayacağımızı net olarak açıklıyor. Yabancı Ülkelere seyahati çok seven İstanbul travestilerinden Gizem gittiği her yerde anlaşabildiğini söylemişti nasıl dediğimde bana gülümseyerek cevabını vermişti. Demek ki insanların anlaşması için birinci şart dil değil. Dil farklı olsa da söz önemlidir. Evrende kaybolmayan tek şey sözün enerjisidir. Söylediğiniz her kelime evrende yok olmadan bir yerlerde geziniyor. Sözler asla basmakalıp olmamalıdır, alışkanlık eseri kullanılmamalıdır. Her kişinin sonsuz başlangıcında sözler vardır. Sözlerle arkadaş edinirsiniz, sözler aracılığıyla kendiniz bağlar, sözlerle iftira atar, yine sözlerle methiyeler düzersiniz. Söz bir titreşimdir havanın olduğu yerde ses daimi olarak mevcuttur. Evrensel bir dil kullanıyorsanız evrensel bir bilince sahipsiniz demektir. Dilinizin söylediğini beyninizle hissetmek zorundasınız. Kirli bir zihin, kişinin benlik algısını bozabilir. Hatta bazen benlik algısı o denli bozulur ki, kişi kendisine duyduğu saygıyı yitirir. Öz-saygı yitirildiğinde erdem de onunla birlikte kaybolur. Erdemin olmadığı yerde söz de kayıptır. Herkes ses çıkarabilir ama söz söylemek bir sanattır. Sözünüz kaybolmasın sonsuza kadar değerli olsun istiyorsanız ne söylediğinize dikkat edin. Barış, sevgi, dostluk, insanlık tarihi boyunca değişmeyecek sözlerdir siz dudaklarınızdan dökülen sözlerle var olun. Bu gezegendeki en yüksek, en etkili enerji, sözdür. Hiçbir şey sözün ötesinde olamaz, olmamıştır, olmayacaktır Bu nedenle, sözün gücünü bilinçli bir şekilde idrak etmeliyiz. Sözün gücünü idrak ettiğimizde ve sözün ardında durması için tüm zihnimizi harekete geçirdiğimizde tüm dünyayı bizim için yaratabilecek olan sözü yaratırız. Sözlerinizin içinde sonsuzun kuvveti varsa, erdemliyse dudaklarınızdan dökülenler ve onlara layıkıyla değer veriyorsanız, muazzamın da en muazzamı sizsinizdir. Dudaklarınızdan dökülen sözler insan olarak değerinizi belirler. Sözünüz sizin değerinizdir. Bakmayın “ Söz uçar yazı kalır” diyenlere siz sözlerinizle İnsan olun sevgiler İclal.

Dinlemeden anlamaya çalışmak

Hayatı vıdı vıdı ile geçirmeye çalışırken, fark ediyoruz belki de “aslında çoğu şeyi ben hiç dinlemeden yorumlamışım”  egomun bana bir oyunu olsa gerek dinlemeden anlam çıkarmak. Birini can kulağıyla dinlemeyeli ne kadar vakit oldu hatırlamıyorum kafamın içinde bir ses hep engel oldu bana dinlemeyi öğrenemedim. İtiraf ediyorum evet ben dinlemeyi bilmiyorum. Bir sohbetin tam orta yerinde lafa girip, kulağıma dolan bir iki lakırtıya yorum yapmaya bayılıyorum. Hele bir de o iki lafın üzerine şöyle okkalısından kendimce bir kaç cümle kurabildiysem değmeyin keyfime. Her konuda önceden hazır önyargılarım var benim, iki kelime duyunca üstüne hikaye yazmam da bu yeteneğimden gelir. Kafamın içinde dolaşan vıdı vıdıları da ekleyince şahane bir insan çıkıyor ortaya çokbilmiş, her konuda bir fikri olan ve en güzeli sıkı durun, akıllı kadın damgasının üzerime cuk diye oturması. Size de denk gelmiştir mutlaka bir dedikodu çalınır kulağınıza, ilk ağızdan dinlediğinizde ne var ki bunda diyebileceğiniz ama araya giren bir sürü ağız sonrası lafı söyleyen görse tanımaz inkar eder eh zaten inkar eden de bizden değildir. Ayşe’nin sevgilisi doktormuş başta son bağlamda ambulans şoförü oluvermiş. Ayşe görse sevgilisini bir kaşık suda boğacak. Oysa bir önceki ağızda yakında düğün dernek kuracaklardı. Dedikodudur her duyduğuna inanma diyor kafa sesim.Aman yine dünya kadar laf salatası yapıp önünüze koydum bir şey anlayacağınız varsa da kafanızdaki ses anlamanıza izin vermesi. Tıpkı televizyon dizilerinde kalıplaşmış düşünce sisteminin harikaları olan uzmanların hazırladığı hikayeler gibi ne anlatmak istiyor bu yazı diye bakakaldınız. Sanırsam, çokbilmiş biri olarak söylüyorum bunu dinlemeden anlamaya çalışmak insana özgüdür ah bir de dinlesek anladığımızı demek istiyor. Önyargılarını ve kafanın içindeki “vıdı vıdı” ları susturduğunda aldığın bu mesajı tanıdığın 7 kişiye göndermeyi unutma. Mesajı alan sevgili travesti bireyler çoktan ne denmek istendiğinden yola çıktılar bile dağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşur misali, şimdi Antalya travestilerinden Ayça, kafandaki seslerden kurtulmayı seçiyorsun. En azından insanı anlamak için yola çıkınca bir hedefin var ve ben diyorum ki hadi hedefimiz yine insan olsun sevgiyle kalın travesti İclal.

Kefir

Bazı gıdalar yüzyıllardır varlıkları ile sağlık dağıtmayı sürdürürler bunların bize en özgü olanı ise tabi ki kefirdir. Kefir  Kuzey Kafkasya kökenli probiyotik bir süt ürünüdür. Yüzlerce yıllık geçmişe sahip olan ve Kafkasyalıların sağlıklı ve uzun yaşamlarının sırrı, gençlik iksiri olduğu kabul edilen kefirin nasıl yapıldığı uzun süre gizli tutulmuştur. Kefir sütün mayalanması ile elde edilen tadı sodalı ayrana, kıvamı bozaya benzeyen fermente bir süt içeceğidir. Mayalanma sırasında oluşan karbonmonoksit sayesinde köpürme özelliği vardır. Diğer fermente süt ürünlerine göre daha farklı ve ferahlatıcıdır. Kafkasya’da dağlık bölgelerdeki keçilerin sütünden serinleme amacıyla yapılan, ancak sonraları yapımında koyun ve inek sütü de kullanılan kefir buradan dünyaya yayılmıştır. Rusya’da yapılan bir araştırmada yoğurtta 2 adet olan probiyotik bakterinin kefirde 25-30 adet olduğunun tespit edilmesi üzerine tanınmış ve popülaritesi giderek artmış İskandinav ülkelerinde, Avrupa’da, ardından Amerika ve Japonya’da üretilmiştir. Kafkas göçmeni olan travesti bireyler bu içeceği bizden çok daha iyi bilirler bunların arasında benim kefir yapmayı öğrendiğim İzmir travestilerinden Nurbanu da var.Ben gerçi biraz tembel çıktım kefiri kendim yapmak yerine marketlerden almayı tercih ediyorum ama illa güvenilir marka olmasına dikkat ederim.Kafkaslar hayvan postlarından yapılan tulumların içerisine koydukları keçi sütünü fermente ederek kefir hazırlıyordu. Fermente olmuş sütün bir kısmı bu tulumların içinden alınarak yeniden taze süt ekleniyor, böylece sürekli ve doğal fermantasyon sağlanıyordu. Fermantasyondan birkaç hafta sonra tulumun iç yüzeyinde tabaka şeklinde biriken protein pıhtılarını içeren karnabahar benzeri yapılar oluşuyordu. Bu tanecikli, süngerimsi yapılar alınıp bölünerek kurutuluyordu. Kefir mayası olan bu küçük parçalar kefir tanesi, kefir danesi veya kefir tohumu olarak da biliniyor. Tanecikli yapısı kefiri diğer süt ürünlerinden ayırmaktadır. Sütü fermente eden bu kefir tanelerinin en önemli özelliği fermentasyon sonrası süzülerek tekrar kullanılabilmesidir. Kefir taneleri beyaz-sarımtırak renkte, çapı 1-2 mm ile 3-6 mm arasında değişen, karnabahar veya patlamış mısır görünümündedir. Şekilleri düzgün değildir, suda erimezler. Süte ekleyince şişerler ve renkleri beyazlaşır. İyi bir kefir tanesi esnek, yumuşak ve yapışkandır. Kefir görünce şaşırmayın diye bunları anlattım. Yapımı mı o ben de hala sır şaka tabi ya isteyen herkese veririm. Sevgiler İclal.

Müziğin etkileri

Music-Brain-header

Hepimiz bir sesin bir müziğin etkisinde kalmışızdır. İnsan sesle var olan bir canlıdır. Konuşabilmek en güzel özelliklerimizdendir hele bir de anlaşabiliyorsak ne ala. Müzik bu konuda bize yardım eder. Herkes bir şekilde aynı müzikten aynı duyguları almayı başarır. Her birimiz o ya da bu ölçüde seslerle ve müzikle iç içeyiz. Dış dünyayla iletişim kurduğumuz en önemli duyularımızdan bir tanesi işitme duyumuz hiç şüphesiz. Bu duyu sayesinde çevremizle iletişim kurabiliyor, birbirimizi anlayabiliyor ve kendimizi seslerle ifade ediyoruz. Şu an bu satırları okurken bile zihninizde sözcükleri duyuyor ve böylece okuduklarınızdan bir anlam çıkartıyorsunuz. Müzik suya bile bir hareket kazandırır nasıl mı? Bunun nasıl olduğunu görmek isterseniz müzik setinizin veya bilgisayarınızın hoparlörüne yakın bir yere içi su dolu plastik veya kağıt bir bardak koyup müziğin titreşimlerinin suyu nasıl hareket ettirdiğini izleyebilirsiniz. Eğer bu konuda daha da ileri gitmek isterseniz davul, darbuka ya da def gibi gergin bir yüzey üzerine kum serpip müzik setinizin bas sesleri çıkaran hoparlörünün üzerine koyun. Özellikle uzun seslerden oluşan bir müzik çalın ve oluşan desenleri hayranlık içinde izleyin. Eskiden müzik setlerinde ışığın ritmine göre yanıp sönen ışıklar vardı hala var mı bilmiyorum ama ben çocukken o ışıkların dansına hayran kalırdım. Sırf bu yüzden aynı düzeneği Ankara travestilerinden bade ile arabamıza yaptırdık yol boyunca hm şarkı dinliyoruz hem ışıklarla dans ediyoruz. Müzik bana hayatı bir kat daha sevdiriyor eminim siz travesti bireyler içinde aynı şey geçerlidir. Ses ve müziğin çeşitli etkileriyle ilgili araştırmalar geliştikçe bu konunun ne kadar önemli olduğu ve bu etkilerden bilinçli olarak yararlanıldığında yaşantımızda ne kadar olumlu etkiler meydana getirebildiği gözler önüne seriliyor. Çünkü müziğin zihnimiz ve duygularımız uyandırdığı etkiler bir yana ses titreşimlerinin madde üzerindeki somut etkileri artık çok iyi bilinen bir konu. Yani müzik yalnızca kulak zarımız üzerinde değil bedenimizin her hücresi üzerinde çok çeşitli türde etkiler meydana getirebiliyor. Bu etkiler olumlu yönde olduğundan müzik olmadan asla diyor ve yazarken bile bir müzik dinliyorum. Sevgiyle ve müzikle kalın İclal.

Avucunuzdaki Kelebek

ke

Bugün sizlere bir hikaye anlatmak istiyorum. Çok fazla bilinmeyen bu hikayenin sonucu ve anlamı beni çok etkiledi. Umarım okuduğunuzda siz de ne demek istediğimi anlarsınız. Eski zamanların birinde birbirinden akıllı iki kız kardeş varmış. Aldıkları eğitim ve bilgiler onlara yetmezmiş ve daha fazlasını öğrenmek için can atarlarmış. Bu duruma bir son vermek isteyen anneleri çareler aramaya başlamış ve attığı her adımda kızlarının merakını biraz daha azaltmanın yollarını denemiş fakat ne yapsa kızları için yeterli gelmiyormuş. Hep daha fazlasını isteyen kız kardeşleri en sonunda anneleri ellerinden tutmuş ve bir bilgenin kapısını çalmış. Kızlar, bilge adamla bir süre çok mutlu olmuşlar ama sonra sıkılmaya başlamışlar,“Bilgenin bilemeyeceği bir soru bulmamız lazım” diye düşünmüşler. Kızlardan biri “Buldum!” diye sevinmiş. İki elimin arasında bir kelebek koyacağım ve bilge adama soracağım:“Avucumun içinde bir kelebek var. Canlı mı, ölü mü?”Ölü” derse, kelebeği bırakacağım.”Canlı” derse, avucumu hafifçe bastıracağım. Her ne derse desin cevabı bilemeyecek. ”Kızlardan birisi kapalı tuttuğu ellerini bilgeye doğru uzatmış.(Şimdi lütfen siz de yapın. Avuçlarınız birbirine bakacak şekilde ellerinizi birleştirin ve uzatın. Ben açın diyinceye kadar da açmayın).Ve sormuş:“Avucumun içinde bir kelebek var: canlı mı, ölü mü?”Bilge adam cevap vermeden önce uzun süre kızın gözlerine bakmış, bakmış ve cevaplamış:“Senin elinde kızım. Senin elinde canlı kalması da senin elinde, ölü olması da!”Bu hikaye aslında hayatta her şeyin bizim elimizde olduğunun bir kanıtını sunuyor. Ne yaşamak ve nasıl yaşamak istiyoruz bu herkesten çok bizim ellerimizde, şimdi ister açın elinizi kelebeği özgür bırakın ya da ister sıkın avucunuzu ve onun yaşamına son verin. Hayat akarken; iyi veya kötü, güzel veya çirkin, doğru veya yanlış, mutluluk veya hüzün,  senin elinde sen hangisini seçiyorsun sevgili travesti dostum karar ver. Uygulamaya geçen Ankara travestilerinden Bahar peki sen ne düşünüyorsun? Hayatın avucundaki bir kelebek gibi çıkmaya mı ölmeye mi can atıyor. Seçimlerin ne olursa olsun karar her zaman senin bunu bilmelisin. Sevgiyle kalın İclal.

Tavsiye mektubu

tavsiye-yy1-810x454

Bugün birçoğunuzun bildiği tavsiye niteliğinde bir yazıyı kaleme almak istedim. Öğüt ya da nasihat demek haddimi aşmak olacaktı biliyorum ve sadece yaşamı kolaylaştıracak tavsiyeler olarak okumanızı istiyorum. İnsan her şeyi bir başkasından görerek öğrenir. Başarı için doğru kararlar vermek önemlidir. Doğru kararları verebilmek için ise öncesinde çok hata yapmış olma şartı vardır yani tecrübe yani yanılsama gerekir. Daha az hata yapmak isterseniz önce başkalarının hatalarından ders çıkarmalısınız. Madem dünyayı kendin için yaşanılacak bir yer yapmak derdin o halde iyi dinle sevgili travesti dostum istersen not al ve kaydet aklının en önüne yılda en az bir kez güneşin doğuşunu seyretmek için erkenden uyanmalısın. Sabahın kör karanlığının doğan güneşle nasıl da yok olduğunu seyretmek bu dünyayı anlamak için sana yetecektir. Ama yetinmemelisin. Etrafında yaşlı insanlar var senden daha tecrübeli ve senden daha yakın belki de ölüme bunu bilemeyiz. Onlara karşı sabırlı ve şefkatli ol. Ne olursa olsun insanların gözlerinin içine bak karşındaki kör bir ama olsa bile sen görüyorsun ya bak gözlerinin en derinine, yeşiline, mavisine ya da kahverengine bak ve orada olması gereken seni gör. Teşekkür etmekten ya da özür dilemekten çekinme bunlar senin insan olduğunun göstergeleri bol keseden savur da demiyorum ezikler gibi gerektiği yerde gerektiği kadar harca. Ha bir de o vitrinde sakladığın çok değerli gümüş çatal bıçak takımı var ya bugün çıkar onları parlat ve yerine koyma. Çağır en yakınındaki insanları diz sofraya değer verdiğin ne varsa önce bırak seni yesinler doymazlarsa sun kendi etinden bir parça daha, bir parça daha onlar doyana kadar sen bitip tüken ama tüketme sevgini, tüketme seni sen yapan bedenini. Sabah kapını açtığında ilk gördüğün insana önce sen merhaba de selamın alınmamasını takma kafana sen insanlığını yap. Bak daha geçen sürekli selam verdiğin dede hakkın rahmetine kavuşmuş senin selamların nerelere ulaşmış. Diyarbakır travestilerinden Aslı demişti bana selam vermeyene selam vermem diye haklıdır bir şey diyemem isterse vermesin zaten ama ben inatla yaşıyorum bu hayatı ve aynı inatla veriyorum selam almazlara selamı. Herkse selam olsun İclal.

Mideye vuran gerçekler

Male stomach - human digestive system

Sorunların her daimi iner midede biter. Midemiz sanki sorun giderici gibi çalışır tabi bir gün benden bu kadar diyene kadardır bu aldanış. Birilerine yararlı olma, onlara elinizden geleni yardım etme düşüncesiyle kendinizde vazgeçersiniz. Kendinize değil de başkalarına yararlı olma ihtiyacı, “o kişiler, ben olmadan yaşayamaz” düşüncesi sizi yiyip bitirir ise, bu düşünce ve duygu sizde değişmediği sürece mide ameliyatı olsanız da iyileşemezsiniz. Yardım etme ihtiyacını hissettiğiniz insanın, siz olmadan yaşayamaz düşüncesi size ait, ya onun sizin yardımınıza ihtiyacı var mı? Şekerli yiyeceklere açlık duyduğunuzda, endişeli düşünceler ürettiğinizde, kendinizi dış dünyaya kapattığınızda, kendinizi kaybolmuş hissettiğinizde, sürekli doyumsuzluk yaşadığınızda, fazla uyuyorsanız, kendinizi depresif hissettiğinizde ve unutkanlık başladıysa burada dikkat kesilin. Beyniniz mutluluk hormonu üretemiyor, çünkü üretmesi için hiç bir neden göremiyor ve hayattan zevk alamaz oluyorsunuz. Sizi ne mutlu ediyorsa onu yapın, bırakın “başkaları ne der” düşüncesini. Mide neden bu kadar hassas bir organ işin aslı ben cevabı bilmiyorum bu konuda mutlaka araştırmalar yapılıyordur. Tek bildiğim ise heyecan, üzüntü gibi duyguların mideme yansıdığıdır. Sevinince mideme kelebek yerleşir benim üzülünce taş oturur. Bu sene çok sevdiği bir arkadaşını kaybeden Bursa travestilerinden Gizem, Acısını mideme sanki taş oturdu diye anlatmıştı. Ben de düşündüm ve bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Midemize vuran her duygu midemizde bir yara açıyor. Kahkaha atabileceğiniz bir durumu düşünün, sizi mutlu eden anılarınızı düşünün veya size mutluluk verecek anılar yaratın ki beyniniz yeniden mutluluk hormonlarınızı üretsin ve hayata yeniden katılın, katılın ki yaşayın. Bunu sağlamak için Dalak/Pankreas bölgenize devamlı ovma veya hafif vuruşlar yapabilirsiniz. Doğru yeri bulabilmek için ilk ovmanızda veya vuruşunuzda acı hissetmeniz gerekiyor, çünkü orada birikmiş toksinler vardır ve siz oraya her işlem yaptığınızda oradan atılacaklardır ve zamanla o acı hissiniz yok olacaktır. Hayattan tat almayı kestiğinizde bir sonraki zarar görecek organınız ise kalp olacaktır ki unutmayın kalp bir kere tekler o da ölürken. Sağlıklı günler dilerim değerli travesti bireyler İclal.

Bilinçaltı programı

Bilinçaltımızın programlayabildiğimiz zaman hayatımızda istediğimizin şeylerin olmasını sağlayabiliriz. Nedir ve nasıl yapılır sorularının cevabına şöyle bir bakacak olursak, bilinçaltı hakkında bir kaç bilgi vermekte yarar vardır aslında bilinçaltı sonsuz hayatımızı ve bu hayatımızı kontrol eden yegane faktördür bizim onunla haşir neşir olmamız ve onun gittikçe bilinmeyenlerinin çözülmesi bizi hayatımızda farklı yerlere ulaşmamızı ve yaşamamızı sağlayacaktır. Bilinçaltı tam anlamı ile bildirmek gerekirse bir kayıt kasetidir ve sizin algıladığınız her şeyi kaydeder mesela kasetler sadece iki duyumuzu kaydeder ama bilinçaltı beş duyumuzu hatta altıncı ve diğer duyularımızı da istesek de istemesek de fark etmeden kaydeder. Bu işleyiş tam olarak şöyledir. İnsan üst bilinç ile odaklandığı şeyleri fark eder fakat bilinçaltı her şeyi fark eder bu aynı bir kameranın sorgusuz sualsiz her şeyi kaydetmesi gibidir. Aslında bizim gözümüzde mükemmel bir kameradır hem de saniyede yaklaşık 17 kare fotoğraf çekerek hayatımızı yaşamamızı sağlar. Ama bizim üst bilincimiz sürekli bir şeylere odaklanmamızı sağlar bunun sebebi ise bilinçaltında olan eski konularla yeni konuların etiketlenmesidir ve bundan dolayı hiçbir zaman bilinçaltımızın algıladığı gibi hissettiklerimizi, gördüklerimizi tarafsız saf gözle bakamayız. Bilinçaltı deneyimlerimizi ortaya çıkarmak için bir hipnoz ustasına gitmenize gerek yok sadece düşleyin ve onlar size gelsin kaydedilmiş köşelerinden sızar içinize gördüğünüz duyduğunuz kokladığınız hissettiğiniz her şey şimdi kaydediliyor. Hangi parçasını çıkarmak istiyorsunuz ona karar verin eğer İstanbul travestilerinden Melis gibi acıları öne çıkarırsanız acıları yaşarsınız ama ben den siz değerli travesti bireylere bir tavsiye boş verin acıları gerçek sevgiyi çıkarın bilinçaltınızdan onlar size lazım olacak. Beynimizin sırları hala keşfedilmemişken siz neyi keşfe çıkacağınızı bilmiyorsunuz değil mi? Aslında hiç kimse sizi sizden iyi tanıyamaz ve bilinçaltınızda da kimse dolaşamaz sadece kendiniz yapabilirsiniz. Bir program bir kod gibi hangi kodu nerede çalıştıracağınıza karar verin sadece bu kadar. Bilinçaltımızın programlanması yani belli başlı istediğimiz şeylere odaklanması bir veri tabanının doğru şekilde doldurulması ile alakalıdır. Bilinçaltımızın programlanarak hayatımızda istediğimizin şeylerin olmasını sağlar. Bunun için dahi bir bilgisayar programlamacısı olmanıza gerek yok kendiniz olun sevgilerimle İclal.